Kayıtlar

Masum Dizisi İncelemesi 2. Kısım (Final)

Resim
Türkiye'nin ilk yerli internet dizisi Masum'un ilk sezonu geride kaldı. İkinci sezonunun da olacağı açıklanan dizinin bir seveni olarak şimdiden yeni sezon için beklemeye başladım bile. 
Senaryosunda ufak tefek (kimileri için apaçık mantıksızlıklar) kurgu hataları olsa da; kabul etmek gerekir ki, oyuncuları ve çekimleri ile, gerçekçiliği ve olay örgüsünün gizemliliği ile ilk yerli internet dizimiz olarak büyük bir övgüyü fazlasıyla hak etti 'Masum'. Her bölüm bittiğinde dedim ki:
"Nasıl da güzel iş çıkarmışlar. Oyunculuklar, sahneler, tipler ve tiplemeler ne kadar da gerçekçi. O ayılıp bayıldığımız 8/10 bölümlük yabancı dizilerden birini izliyorum sanki..."
İstiyorum ki hemen spoiler vermeye başlayayım, dizinin son 4 bölümü hakkında eğrisiyle doğrusuyla kendi bildiklerimi anlatayım...
'Bayrak' adlı tiyatro oyununun 8 bölümlük bir diziye uyarlanmış versiyonu olarak karşımıza çıkan 'Masum'; kimileri için finaliyle hayal kırıklığı yarattı, kimileri i…

Bir Anneler Günü Hatırası

Resim
Güneşin gözlerimin mahmur perdelerini aralayabilmek için çok fazla uğraşmasına gerek kalmadı bu sabah, çoktan uyanmıştım. Bir koşu yüzümü yıkadıktan sonra hemen telefona sarıldım günün anlam ve önemi için. Yıllardır annemle anneler gününü birlikte geçiremiyor olmanın verdiği buruklukla en azından erkenden aramak, ona ulaşmak istedim yine bir önceki sene gibi.
Aradım, uzun uzun çaldırdım. Muhtemelen telefonunu yine çok uzaklarda unutmuştu. Cevap verdi en sonunda yorgun sesiyle:
“Efendim, Anneciğim?” “Anne…” dedim, “Anneler günün kutlu olsun.”
Telefon konuşmalarında çok kötüyümdür hep. Aklımdan ne kadar güzel sözler geçse de, içimde türlü türlü methiyeler dizsem de; telefonda o çok uzaklardan yankılanan sesleri duyduğumda kaskatı bir donukluk tüm ses tonumu ve tavırlarımı değiştiriverir. Ama o; benim çatlayan sesim (sabahları kahve/çay içene kadar çatır çatır çatlayan bir ses tonuna sahibim üzerinize afiyet) ve robotumsu kutlayışıma hiç aldırmadan şöyle diyebildi:
“Ah, anneciğim, bunun…

Masum Dizisi İncelemesi 1. Kısım

Resim
(1,2,3 ve 4. bölümleri içermektedir.)

Ne zamandır hakkında bir şeyler yazmak istediğim bir diziydi Masum. Bölümleri yalayıp yuttum, üzerinde epeyce konuştum arkadaşlarla; hakkında yazılar, yorumlar okudum, videolar seyrettim derken gün bugündür diyerek anlatmaya karar verdim bende bıraktığı izleri.
Öncelikle, yönetmeninden, senaristine; bu fikrin ortaya atılmasından elle tutulur, gözle görülür bir gerçekliğe dönüşmesine katkıda bulunmuş herkesin eline sağlık demek isterim. Çünkü yerel yapımlarımızda Türk halkının, Türk gençliğinin, yeni jenerasyonun böyle varyasyonlara ihtiyacı var. 

Her sene ödül törenlerinde oyuncuların küçüğünden büyüğüne, yeni yetmesinden kırk yıllık ustasına kadar herkesin istikrarla dile getirdiklerinin hakkını vermiş ve hayallerinin çok da uzak olmadığını göstermiş oldu Masum’un seyirci ile buluşturulması. İzleyiciler de, oyuncular da, set çalışanları da, uluslararası örneklerde de bilinebileceği üzere dünya standartlarına uysun istiyorlardı Türk dizilerinin hali…

Attack On Titan : Savaş Devam Ediyor

Resim
Şu sıralar, bir anime sever olarak sadece Shingeki No Kyojin'i takip edebiliyorum. Animede 5. bölüm geride kaldı ve neredeyse sezonun yarısına geldik çünkü tüm sezon sadece 12 bölümden oluşuyor...maalesef...
Manganın bu kısmına kadar okuyabilmiştim vaktim oldukça. O yüzden bu son bölümden sonra neler olacağı ile çok bir bilgim yok. İstiyorum ki, 3. bölümden bu yana neler oldu, yine hangi gizli sırları öğrendik, bunun üzerine biraz konuşalım.
İlk iki bölümle ilgili yazıma buradanulaşabilirsiniz😉
Hafızalarımızı tazeleyebilmek için konuya; Connie'nin köyüne ulaştıkları ve hiçbir deve ya da insan cesedine rastlamadıkları kısım ile başlayacağım. Hiçbir deve rastlamamışlardı, ki; Connie'nin evinin tam üzerinde kocaman gözleri, şaşkın bir yüz ifadesi ve kullanılamayacak derecede ince uzuvlara sahip olan sarı saçlı devi gördüler. Hemen herkes rahat bir nefes aldı insan cesetleri bulunamayınca etrafta. Fakat; ulaşım için kullanılan atlar öylece duruyorlardı ahırlarda. Evler de epey z…

Etki ve Tepki - Monolog Hikaye 2. Kısım

Resim
Part 2/2
O her şeyin sahibiydi, dünyadaki her şeyin ve tüm benliğimin. O tepkilerimin nedeniydi ve etkilerimin de biricik galibi…
Bildiğim tek şey; ona aşık olduğumdu, kabul etmiştim artık. Ona aşıktım. Oysa, ondan bana karşı en ufak bir ilgi bile görmemiştim ve işin garip tarafı; kendim de hiç böyle bir ilgi göstermemiştim. O halde, nasıl olmuştu da aşık olmuştum ona durduk yere?
Yine cümlelerimin sınırlarını zorladım. Bir şeyleri kaçırıyor olmalıydım. Atladığım önemli bir şeyler vardı mutlaka. Kendi kendime aşık olacak kadar sapıtmamıştım daha. Bu duyguyu ancak kendi açımdan değerlendirebilirdim çünkü ondan bir karşılık görmediğim gibi kendim de onunla ilgilenmemiştim. Daha çok davranışlarına ve sarf ettiği kendini beğenmiş cümlelere öfkelenirdim ve bu öfke tutku derecesinde bir nefrete dönüşemezdi. Bu olamazdı. Kızgınlığım on saniye bile sürmüyordu.
Birilerine gerçekten çok ama çok sinirlenirseniz ya da kırılırsanız, kalp kırıklığınızın boyutu onlara olan duygularınızın derinliğini bel…

Beyazlar ve Siyahları İkiye Bölen Dava

Resim
American Crime Story: People v. O.J. Simpson Dizi İncelemesi (Spoilerlı)



Hakkında konuşmaktan üzüntü duyduğum bir konu olduğunu söylemek isterim başlamadan önce. Adalete, adilliğe, hak ve hukuka çok fazla önem verdiğim için, her ne kadar sonu zaten belli olan bir dizi olsa da, final bölümü içimde hüzünlü bir ukde oldu.
Bölümleri henüz bitirmediyseniz, spoiler başlıyor, haberiniz olsun...
Sonu; bir hayli acıklı ve yıkıcıydı hayatını kaybedenlerin ailesi ile yakınları açısından. Para ile satın alınmış bir dava sonucu ve O.J. Simpson'ın özgürlüğüne kavuşması göz önüne alındığında; aslında dünyanın neresinde olursanız olun, belki size çok yabancı ya da belki de çok tanıdık insanların nefsi, vicdanlılığı ve de para söz konusu ise, büyük haksızlıklara uğrayabileceğiniz gerçeği dizi boyunca acımasızca yüzünüze vuruluyor.
Oyuncu seçimlerinin ne kadar başarılı olduğunu bir önceki yazımda da söylemiştim. →tık tık 1990'lı yılların atmosferinin bütün olağanlığı ile yansıtılmış olması, o günler…

Etki ve Tepki - Monolog Hikaye

Resim
Part 1/2
Kalbim elinden geldiğince hızlandı ve göğsümün direncini test etmek istercesine delice çarpmaya başladı. Okulda öğrendiğim bilgilere göre bir kalp bir etkiyle karşılaştığında tepki gösterirdi. Tepkimin ne olduğunu biliyordum ama peki ya etkinin sahibi kimdi?
Onu gördüğüm için olabilirdi belki ama, damarlarımdaki akışkan ve söz dinlemez sıvının böylesine büyük bir hevesle ivedi kazanmasının nedeni olarak, etkinin sahibi olarak göremezdim onu. Bu pek de mantıklı gelmiyordu. Hem ne diye vücudum ona tepkimeyle karşılık veriyordu ki? Ya da, onu etkinin sahibi olarak görmeyi kabullensem ve tepkimin adını da heyecan koysam, bu bana ne kazandıracaktı ki daha uykudan yeni kalkmış gözlerimi bile açamazken?
Hepsinin sebebi şu gördüğüm anlamsız rüya olmalıydı. Kalbimin çarpıntısı, alnımdaki ter sızıntısı, yanaklarımdaki ateş kırmızısı, kanımdaki kimliksiz yarışçılar ya da ellerimdeki müthiş titreme… Bütün bunların hepsi o rüya yüzünden olmuştu ve güzelim Pazar sabahımı bir çırpıda mahvetmiş…