HAKKIMDA

Merhabalar, ben Feride...

2017'nin Nisan ayında blog yazmaya çok geç kalmadığımı umarak Kurgu Dünyası adını verdiğim bu köşede tek yazar olarak yerimi almış bulunmaktayım. 

1990 İstanbul doğumluyum. İlk okulu İstanbul'da çok iyi bir sınıf öğretmeninin gözetmenliği altında okudum. 17 Ağustos 1999 Depremi'ni yaşayanlar olarak şehir ve okul değiştirmek durumunda kaldım. Ortaokulu ve liseyi Balıkesir'in Bandırma ilçesinde tamamladım. 

Sanata ve yazarlığa olan düşkünlüğüm o yıllarda başlamış olacak ki; dersleri arasında 'Yaratıcı Yazarlık' gördüğümde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünü ilk tercihlerimden olarak yazdım ve de kazandım. Ülkemizde yeni yeni gün yüzüne çıkan Karşılaştırmalı Edebiyat hakkında kısa bir tanımlama yapmam gerekirse; edebiyatı, insan ruhunun hayati bir fonksiyonu olarak daha iyi anlayabilmek için kültürlerarası edebi etkileşimleri  tarih, felsefe, dilbilim ve eleştiri aracılığı ile analitik tasvir ve yöntemlerle karşılaştırma durumudur, diyebilirim...

Bu açıdan, bölümümün bana kattığı en belirgin özelliklerden birini; başlarda hiç farkında olmadığım araştırmacı ruhumun açığa çıkarılması olarak yorumlarım her zaman...

Şu an hala Eskişehir'de ikamet etmekteyim.

Terazi burcuyum. Elimden her türlü iş gelir diyemesem de sanatın her kolu ile ilgili belirli dönemlerde uğraşmışlıklarım olmuştur. Profesyonel açıdan değerlendirememiş olsam da şarkı söylemeyi çok severim (İçimde hep bir ukde kalmıştır bu durum konservatuara yazılmayı o yıllarda aklımın ucundan bile geçirmemiş olduğum için). Karakalem ve yağlı boya tablo çalışmaları da yapmaktayım... (Belki bir gün paylaşırım burada da, kim bilir?) Üniversitenin ilk yıllarında tiyatro ve dans kulüplerinden başımı kaldıramazdım. Yazı yazmak ise çok başka bir şeydi benim için...

Yazabilmek; okuduklarımı güzelleştirip yeni dünyalar hayal edebilmek ve bunları kağıda dökebilmek...

Bir süre ara vermiştim yazmaya önce üniversite öğrenimi sonra iş güç derken. İçimdeki kıpırtılara izin vermiyordum. Sonra baktım ki yazı yazmanın güzelliğini yansıtan o mum ışığı sönüp gidecek...

Camı açık bırakmış gibiydim; rüzgar içeriye dolacak, aklımı çelecek, nefesi iyi hissettirecek ve ışığımı söndürecekti...

Kapkaranlık bir oda kalmaması için geriye; bu defa yazdıklarımı bilgisayarımın soğuk klasörleri, defter kitapların tozlu sayfaları yerine bir blog açmak ve oraya yazmak istedim.

Yaktığımda odamı aydınlatsın ve rüzgar artık orada olmadığında karanlığa kapılmayayım diye yeni bir mum buldum, o da bu bloğum...

kurgudunyasiblogspot@gmail.com ← Soru, istek ve önerileriniz için email adresim...